Balcıoğlu, “Örgü kumaşta Türkiye’nin değil, Avrupa’nın örgü merkeziyiz. Eğer bir Avrupalı örgü kumaş alacaksa Kahramanmaraş’tan fiyat sormak zorunda” dedi.
Pamuk ticareti yapan bir ailenin çocuğu olarak iş hayatına adım attığını belirten Balcıoğlu, 1967 yılında babasını trafik kazasında kaybettikten sonra aile olarak çırçır fabrikası satın aldıklarını ve burada pamuk ustalığı belgesi aldığını söyledi. Kahramanmaraş’a olan vefa borcunu ödemek için örgü işine yöneldiğini ifade eden Balcıoğlu, 1986 yılında ilk fabrikasını kurduğunu aktardı.
“1,5 yıl batacağımı düşündüler”
Balcıoğlu, kurduğu fabrikada ilk 1,5 yıl boyunca çevresindekilerin kendisinin batacağını düşündüğünü belirterek, “Çünkü o yıllarda bu işi ne bilen ne anlayan vardı. İngilizlerden aldığım 4 makine ile başladım. Bu işte Türkiye’de 1 numara olmayı hedefledik” diye konuştu.
Hedeflerine ulaştıklarını vurgulayan Balcıoğlu, “Şimdi neredeyiz? Örgü kumaşta Türkiye’nin değil, Avrupa’nın örgü merkeziyiz. Eğer bir Avrupalı örgü kumaş alacaksa Kahramanmaraş’tan fiyat sormak zorunda” ifadelerini kullandı.
Çabasan beyazı İtalya’da marka oldu
Moteks’ten sonra boyalı kumaşı müşteriye sunmak için çalıştıklarını ve işi dijitale taşıdıklarını anlatan Balcıoğlu, İtalya’da bir marka oluşturduklarını söyledi. “Çabasan beyazı” adıyla İtalya’da bir beyazın oluştuğunu ve tüm İtalyanların bu rengi istediğini belirten Balcıoğlu, kaliteli işler yaptıkça işlerinin arttığını ve her yıl bir makine daha aldıklarını kaydetti.
Ürünlerinin yüzde 90’ının yurt dışına gittiğini ifade eden Balcıoğlu, “Dünya markalarına ürünler yapıyoruz. Osimoya, Kavaliye, Armani’ye, Versace’ye ürün yapıyoruz” dedi.
Soğuk hava deposunda kontrollü atmosfer dönemi
Çabasan Boya’dan sonra babasının hayalini gerçekleştirmek istediğini belirten Balcıoğlu, soğuk hava deposu kurma kararı aldığını söyledi. Normal bir soğuk hava deposu yerine kontrollü atmosfer sistemiyle çalışan bir tesis kurduklarını anlatan Balcıoğlu, “Sistem havayı alıyor, oksijeni ayırıyor, içeriye oksijensiz havayı soğutarak veriyor. Dolayısıyla meyve uyuyor. Biz aldığımız elmayı 11 ay tutabiliyoruz” diye konuştu.
Ambalaj sektöründe de Plasfut markalarının bulunduğunu belirten Balcıoğlu, “Havuzun içine masa sandalye yapabilirsiniz, bozulmaz, sudan etkilenmez” dedi.
Roket üretiminde menzil avantajı
Bu malzemeyi daha sonra Saha İstanbul ile birlikte Kahramanmaraş’ta çalışma yaparak Makine Kimya Endüstrisi ile birlikte roket yapımında kullandıklarını aktaran Balcıoğlu, “Roketi ağır ve metal malzemeden yapıyorlar yanmadan dolayı, o da ağır olduğu için menzil kısalıyor. Bu malzeme yanmadan daha hafif olduğu için menzili uzatacağı için çalıştık. Depreme kadar bu çok iyi gidiyordu. Depremden sonra her şey başa sardı. Ama bu yıl bitmeden hızlı bir şekilde üretime başlayacağız ve roketi de yapacağız ve roketle beraber başka şeyler de yapacağız” ifadelerini kullandı.
“Çalışmazsam yaşayacağımı zannetmiyorum”
BLC Grup’un artık bir dünya markası haline geldiğini vurgulayan Balcıoğlu, “Gittiğim her ülkede bizi tanıyan birkaç kişiyi bulmak mümkün” dedi. İş hayatına dair motivasyonunu da paylaşan Balcıoğlu, “Nefes alamadan belki durabilirim ama çalışmazsam, bir şeyler üretmezsem yaşayacağımı çok zannetmiyorum” şeklinde konuştu.
Balcıoğlu, kuruluş yıllarında kendisine “deli” diyenler olduğunu hatırlatarak, “1,5 yıl batacağımı düşündüler. Deli dediler ama şimdi örgü kumaşta Avrupa’nın örgü merkeziyiz. Eğer bir Avrupalı örgü kumaş alacaksa Kahramanmaraş’tan fiyat sormak zorunda” sözlerini yineledi.
