Maraş Radar
SAĞLIK

Hamilelikte Meme Kanseri Belirtileri Neler? Memedeki Kitleye Dikkat

Hamilelikte Meme Kanseri Belirtileri Neler? Memedeki Kitleye Dikkat
HA Haber Merkezi
7 dk okuma
Paylaş

Gebelikte meme kanseri tanısı almak, bebeğin dünyaya gelmesine mutlaka engel olmuyor.

Kanserin türüne, evresine ve gebelik haftasına göre kişiye özel tedavi planı hazırlanabiliyor. Uzmanlar, hamilelik döneminde memede ortaya çıkan ve kendiliğinden geçmeyen kitlelerin hormonal değişimlere bağlanarak ihmal edilmemesi gerektiğine dikkat çekiyor.

Gebelik sırasında memelerde büyüme, hassasiyet ve yoğunluk artışı yaşanabiliyor. Bu doğal değişimler, meme kanserinin erken belirtilerinin fark edilmesini zorlaştırabiliyor. Bu nedenle kalıcı kitleler, meme başında değişiklikler veya ciltte çekilme gibi şüpheli bulguların uzman hekim tarafından değerlendirilmesi önem taşıyor.

Memorial Bahçelievler Hastanesi Meme Merkezi’nden Prof. Dr. Yeliz Emine Ersoy, gebelikte meme kanserinin tanı ve tedavi sürecinde dikkat edilmesi gereken konulara ilişkin değerlendirmelerde bulunuyor.

Gebelikle ilişkili meme kanseri, hamilelik sırasında veya doğumdan sonraki dönemde ortaya çıkan meme kanserini kapsıyor. Emzirme döneminde tanı alan bazı vakalar da bu kapsamda değerlendirilebiliyor.

Bu hastalık, gebelikte meydana gelen hormonal ve yapısal değişiklikler nedeniyle daha geç fark edilebiliyor. Özellikle ilk doğum yaşının ilerlemesiyle birlikte gebelik döneminde meme kanseriyle karşılaşma olasılığının önem kazandığı belirtiliyor.

Gebelikle ilişkili meme kanserinin yaklaşık 3 bin gebelikte bir görülebildiği ifade ediliyor. Ancak bireysel risk, yaş ve diğer sağlık faktörlerine göre değişebiliyor.

Gebelik ve emzirme dönemlerinde memede görülen değişikliklerin önemli bir bölümü iyi huylu nedenlerden kaynaklanıyor. Buna rağmen her belirtinin gebeliğin doğal bir sonucu olduğu düşünülmemeli.

Gebelikte meme kanserinin olası belirtileri arasında şunlar yer alıyor:

Memede ortaya çıkan ve geçmeyen kitle

Zamanla büyüyen veya şekli değişen sertlik

Meme başından olağan dışı akıntı

Meme derisinde çekilme veya belirgin değişiklik

Memede kalıcı şişlik ya da görünüm farklılığı

Meme kanseri her zaman ağrıya neden olmayabiliyor. Bu nedenle özellikle ağrısız bir kitlenin fark edilmesi durumunda da sağlık kuruluşuna başvurulması gerekiyor.

Gebelik sırasında memede kitle fark edildiğinde bunun yalnızca süt birikmesi veya hormonal değişimlerden kaynaklandığı varsayılmamalı. Kitle kendiliğinden kaybolmuyorsa, büyüyorsa veya farklı belirtiler eşlik ediyorsa tıbbi değerlendirme geciktirilmemeli.

Hamilelik planlayan kadınların gebelik öncesinde meme sağlığı konusunda hekimlerine danışmaları da mevcut bulguların değerlendirilmesine yardımcı olabilir.

Erken başvuru, şüpheli değişikliklerin nedeninin belirlenmesini ve gerekli görülmesi hâlinde tanı sürecinin zamanında başlatılmasını sağlayabilir.

Gebelikte meme kanserinden şüphelenildiğinde hastanın durumuna göre farklı tanı yöntemleri kullanılabiliyor. İlk değerlendirmede klinik meme muayenesi ve ultrason önemli bir yer tutuyor.

Ultrason, iyonlaştırıcı radyasyon kullanmaması nedeniyle gebelikte meme değerlendirmesinde sıklıkla başvurulan yöntemlerden biri. Gerekli durumlarda kitlenin özelliklerini incelemek ve biyopsiye rehberlik etmek amacıyla kullanılabiliyor.

Hekim gerekli görürse mamografi de uygun koşullar ve koruyucu önlemler değerlendirilerek uygulanabiliyor. Gebelik, tıbben gerekli görüntüleme işlemlerinin otomatik olarak dışlanması gerektiği anlamına gelmiyor. Hangi yöntemin kullanılacağı, anne adayının klinik durumu ve beklenen yarar-risk dengesi dikkate alınarak belirleniyor.

Görüntüleme sonuçlarında şüpheli bir oluşum tespit edilirse kesin tanı için biyopsi gerekebiliyor. Biyopsi, dokunun incelenmesini sağlayarak kitlenin iyi huylu mu yoksa kanserli mi olduğunun belirlenmesine yardımcı oluyor.

Gebelik tek başına biyopsiye engel oluşturmuyor. İşlemin yöntemi ve uygulanma koşulları uzman hekim tarafından belirleniyor. Tanı endişesiyle gerekli incelemelerin ertelenmesi, hastalığın değerlendirilmesini geciktirebiliyor.

Gebelikte meme kanseri tedavisi, her hastanın durumuna göre ayrı ayrı planlanıyor. Kanserin evresi, tümörün biyolojik özellikleri, gebelik haftası ve uygulanması gereken tedaviler karar sürecinde belirleyici oluyor.

Tedavinin meme cerrahisi, medikal onkoloji, kadın hastalıkları ve doğum, perinatoloji, radyoloji ve patoloji uzmanlarının birlikte çalıştığı multidisipliner bir ekip tarafından planlanması önem taşıyor.

Hastanın durumuna göre meme koruyucu cerrahi veya mastektomi seçenekleri değerlendirilebiliyor. Kemoterapi ihtiyacı ve diğer tedavilerin zamanlaması da kanserin özellikleriyle gebeliğin seyri birlikte ele alınarak belirleniyor.

Her hastaya aynı tedavi yönteminin uygulanması gerekmiyor. Anne adayının ve bebeğin güvenliği gözetilirken kanser tedavisinin geciktirilmemesi de dikkate alınıyor.

Gebelikte kemoterapi uygulanıp uygulanamayacağı, özellikle gebeliğin hangi döneminde olunduğuna bağlı olarak değerlendiriliyor.

Bebeğin organlarının oluştuğu ilk üç aylık dönemde kemoterapiden kaçınılıyor. Çünkü bu dönemde bazı ilaçlara maruz kalmak, fetüsün gelişimi açısından ciddi riskler oluşturabiliyor.

Buna karşılık uygun hastalarda bazı kemoterapi ilaçları, gebeliğin ikinci ve üçüncü trimesterlerinde uzman kontrolünde kullanılabiliyor. İlaç seçimi, doz ve tedavi takvimi hastanın durumuna göre belirleniyor.

Doğuma yakın dönemde kemoterapi uygulanması da enfeksiyon ve kanama gibi riskler bakımından ayrıca değerlendiriliyor. Bu nedenle son tedavi tarihi ile doğum arasındaki sürenin uzman ekip tarafından planlanması gerekiyor.

Meme kanseri tedavisinde cerrahi ve kemoterapinin yanı sıra radyoterapi, hormon tedavileri, HER2 hedefli ilaçlar ve immünoterapi gibi seçenekler de bulunuyor. Ancak bu yöntemlerin tamamı gebelik sırasında uygulanmaya uygun değil.

Radyoterapi, hormon tedavileri ve bazı hedefe yönelik tedaviler genellikle doğum sonrasına bırakılıyor. Hangi tedavinin ne zaman uygulanacağı; tümörün özelliklerine, gebelik haftasına ve anne adayının sağlık durumuna göre belirleniyor.

Bu nedenle gebelikte meme kanseri tanısı alan kadınların tedavi kararlarını yalnızca genel bilgilere dayanarak vermemesi, ilgili uzmanlarla birlikte hareket etmesi gerekiyor.

Gebelikte meme kanseri tanısı almak, tek başına gebeliğin sonlandırılması gerektiği anlamına gelmiyor. Bazı hastalarda gebelik devam ederken uygun tedaviler uygulanabiliyor.

Bununla birlikte kanserin ileri evrede olması, tümörün agresif özellikler taşıması veya gerekli tedavilerin zamanlaması gibi durumlar daha kapsamlı değerlendirme gerektirebiliyor.

Karar sürecinde kanserin evresi, tümörün biyolojik özellikleri, gebelik haftası, tedavi seçenekleri ve anne adayının tercihleri birlikte ele alınıyor. Her hasta için geçerli tek bir yaklaşım bulunmuyor.

Uzmanların temel uyarısı ise net: Gebelik sırasında memede fark edilen ve geçmeyen kitleler ihmal edilmemeli. Şüpheli belirtilerin erken değerlendirilmesi, doğru tanı ve tedavi planının oluşturulması açısından önem taşıyor.

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.