Kivi, içerdiği vitaminler ve antioksidan bileşikler nedeniyle beslenme açısından değerli meyveler arasında bulunuyor. Son dönemde ise kivi kabuğunun cilde ve yüze uygulanması sosyal medyada gündeme gelen doğal bakım yöntemlerinden biri haline geldi.
Kivi kabuğunda antioksidan bileşiklerin bulunması, bazı kişilerin bu bölümü cilt bakımında kullanabileceği düşüncesine yol açıyor. Ancak bir besinin içerdiği maddelerin cilde doğrudan uygulanması ile tüketilmesi aynı anlama gelmiyor.
Kivi kabuğunun doğrudan yüze sürülmesi, kanıtlanmış ve standart bir cilt bakım yöntemi olarak kabul edilmiyor. Kivi meyvesi ve kabuğu bazı kişilerde cilt reaksiyonlarına neden olabildiğinden özellikle hassas cilde sahip kişilerin dikkatli olması gerekiyor.
DermNet'in kiviyle ilgili dermatoloji bilgilerinde, meyvenin temasının irritan kontakt dermatit, alerjik kontakt dermatit ve kontakt ürtiker dahil çeşitli reaksiyonlara yol açabileceği belirtiliyor. Kivide bulunan aktinidin adlı protein parçalayıcı enzim de önemli alerjenlerden biri olarak gösteriliyor.
Bu nedenle kivi kabuğunu yüz bölgesine sürmek, özellikle daha önce kividen reaksiyon yaşamış kişiler açısından uygun bir bakım yöntemi olmayabilir.
Kivi kabuğunun besin açısından dikkat çeken özellikleri bulunuyor. Cleveland Clinic'in aktardığı bilgilere göre kivi kabuğu antioksidanlar, C ve E vitaminleri ile polifenoller içeriyor. Kabuğuyla tüketilen kivinin lif miktarı da artıyor.

Kahramanmaraş’a Bin Yataklı Dev Hastane! Çalışmalar Tüm Hızıyla Devam Ediyor
Haberi görüntüle ›Ancak burada önemli bir ayrım bulunuyor: Kivi kabuğunun besin değerine sahip olması, aynı bileşiklerin yüz bölgesine doğrudan uygulandığında cilde aynı faydayı sağlayacağı anlamına gelmiyor.
Cilt bakımında bir içeriğin güvenli ve etkili şekilde kullanılabilmesi için formülasyonu, konsantrasyonu ve ciltle uyumluluğu önem taşıyor.
Kivide bulunan aktinidin, bazı kişilerde alerjik veya irritan reaksiyonlara neden olabiliyor. DermNet, kivi temasına bağlı olarak kaşıntı, kızarıklık, ürtiker ve kontakt dermatit gibi reaksiyonların görülebileceğini belirtiyor. Ayrıca kivi ile doğal lateks arasında çapraz reaksiyonlar da bildiriliyor.
Bunun yanında yeşil kivinin kabuğundaki sert ve tüylü yüzeyin cilt üzerinde ovalanması da fiziksel tahrişe neden olabilir.
Özellikle hassas, kuru veya akneye eğilimli ciltlerde cildi sert şekilde ovalamak önerilmiyor. Amerikan Dermatoloji Akademisi, eksfoliasyon sırasında cilt tipine uygun yöntemin seçilmesini ve işlemin nazik şekilde yapılmasını tavsiye ediyor. Fazla agresif uygulamalar kızarıklık ve tahrişe yol açab