Maraş Radar
YAŞAM

Kadın hangi durumlarda boşanmak için mahkemeye başvurabilir? Diyanet'in boşanma fetvası

Kadın hangi durumlarda boşanmak için mahkemeye başvurabilir? Diyanet'in boşanma fetvası
HA Haber Merkezi
7 dk okuma
Paylaş

Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu, “Kadın, boşanmak için hangi durumlarda mahkemeye başvurabilir?” sorusuna ilişkin dinî değerlendirmesini yayımladı.

Kurulun açıklamasında, evlilik birliğinin sürdürülemez hâle gelmesi durumunda kadının bazı gerekçelerle mahkemeye başvurarak ayrılık talep edebileceği belirtildi.

Diyanet'in değerlendirmesinde; şiddet ve kötü muamele, nafaka yükümlülüğünün yerine getirilmemesi, evlilik hayatını imkânsız hâle getiren bazı ağır hastalıklar, eşin kaybolması veya evi terk ederek irtibatı kesmesi gibi durumlar ele alındı.

Açıklamada, evliliğin korunmasının esas olduğu ancak uzlaşma yollarının tüketilmesi ve evlilik hayatının fiilen sürdürülemez hâle gelmesi durumunda boşanmanın son çare olarak meşru görüldüğü ifade edildi.

Din İşleri Yüksek Kurulu'nun açıklamasında, kadının mahkemeye başvurabileceği durumlar genel olarak ailevi sorumlulukların ağır biçimde ihlal edilmesi, eşe zarar veren davranışlar ve evlilik birliğinin devamını imkânsızlaştıran bazı özel durumlar üzerinden değerlendirildi.

Buna göre öne çıkan başlıklar şöyle:

Şiddet ve kötü muamele

Şiddetli geçimsizlik

Nafaka yükümlülüğünün yerine getirilmemesi

Evlilik hayatını sürdürülemez hâle getiren bazı ağır hastalıklar

Kocadan uzun süre haber alınamaması

Eşin evi terk ederek irtibatı kesmesi

Evlilik sorumluluklarının ağır biçimde ihlal edilmesi

Kurul, bu durumların evliliğin temel amaçlarının gerçekleşmesini engellemesi hâlinde kadının mahkemeden ayrılık talebinde bulunabileceğini belirtti.

Din İşleri Yüksek Kurulu, İslam'da evlilik birliğinin korunmasının temel amaçlardan biri olduğuna dikkat çekti. Açıklamada Bakara, Nûr ve Rûm surelerindeki ayetlere atıfta bulunulurken, eşlerin iyi geçinmesine ilişkin Nisâ suresindeki hükümlere de yer verildi.

Anlaşmazlıkların ortaya çıkması hâlinde ise ailelerden seçilecek hakemler aracılığıyla uzlaşma sağlanmasının amaçlandığı belirtildi.

Kurulun değerlendirmesine göre uzlaşma imkânlarının sona ermesi ve evliliğin fiilen sürdürülemez duruma gelmesi hâlinde boşanma son çare olarak meşru kabul ediliyor.

İslam hukukunda evliliğin sona ermesinin talak, muhâlea veya mahkeme kararıyla gerçekleşebileceği de açıklamada ifade edildi.

Diyanet'in açıklamasında kötü muamele, şiddet ve şiddetli geçimsizlik ayrılık talebinin gerekçeleri arasında gösterildi.

Eşler arasında sürekli hâle gelen nefret ve geçimsizlik, kocanın eşine şiddet uygulaması veya onu dinen yasaklanan bir davranışa zorlaması gibi durumların evlilik birliğinin devamını güçleştirebileceği belirtildi.

Açıklamada, öncelikle uzlaştırma ve ıslah girişimlerinin sonuçsuz kalması ve evliliğin sürdürülemez hâle gelmesi durumunda kadının mahkemeden evliliğin sona erdirilmesini isteyebileceği ifade edildi.

Diyanet'in fetvasında nafaka yükümlülüğünün yerine getirilmemesi de ayrı bir başlık olarak ele alındı.

Kocanın evlilikten kaynaklanan geçim ve nafaka sorumluluğunu yerine getirmemesi ve bu nedenle eşinin maddi açıdan mağdur olması durumunda kadının mahkemeye başvurabileceği belirtildi.

Kurul bu değerlendirmesinde çeşitli klasik fıkıh kaynaklarına ve daha önce yayımlanan Din İşleri Yüksek Kurulu kararlarına atıfta bulundu.

Kurulun değerlendirmesinde bazı ağır fiziksel ve psikolojik rahatsızlıklar ile cinsel rahatsızlıklar da ele alındı.

Buna göre kocada bulunan cinsel rahatsızlıklar, aklî hastalıklar veya evlilik hayatını katlanılmaz hâle getiren ağır bedenî hastalıklar belirli şartlar altında kadının ayrılık talebine dayanak oluşturabiliyor.

Buradaki önemli şartlardan biri, kadının söz konusu rahatsızlığı evlilik akdi yapılırken bilmemesi ve hastalığı daha sonra öğrenmiş olması olarak açıklanıyor.

Kurul bu konuda klasik fıkıh eserlerinin yanı sıra Hukuk-ı Aile Kararnâmesi'nin ilgili maddelerine de atıfta bulunuyor.

Diyanet'in açıklamasında, kendisinden hiçbir şekilde haber alınamayan ve hayatta olup olmadığı bilinmeyen kocanın eşinin de mahkemeye başvurabileceği belirtildi.

Bunun yanında kocanın hayatta olduğu bilindiği hâlde eşini terk etmesi ve onunla iletişimini tamamen kesmesi de değerlendirmeye alındı.

Bu tür durumlarda kadının belirsizlik içerisinde bırakılmaması amacıyla İslam hukukunda hâkim kararıyla evliliğin sona erdirilmesine ilişkin hükümler bulunduğu ifade edildi.

Fetvada yalnızca belirli olaylar değil, evlilik sorumluluklarının ağır biçimde ihlal edilmesi ve eşe maddi veya manevi zarar verilmesi de ele alındı.

Evliliğin huzur, sükûnet ve merhamet gibi temel amaçlarının gerçekleştirilemez hâle gelmesi durumunda kadının mahkemeye başvurarak ayrılık talebinde bulunabileceği belirtildi.

Burada her olayın kendi şartları içerisinde değerlendirilmesi gerektiği vurgulanırken, boşanmanın öncesinde uzlaşma ve aile içi sorunların giderilmesine yönelik çabaların esas olduğu aktarıldı.

Diyanet'in açıklamasına göre belirtilen gerekçeler kapsamında verilen mahkeme kararı, dinî terminolojide “bâin boşama” niteliği taşıyor.

Bu durumda boşama gerçekleştikten sonra eski eşlerin yeniden evlenmek istemeleri hâlinde yeni bir nikâh akdinin yapılması gerekiyor.

Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulunun açıklaması, dinî açıdan boşanma ve kadının mahkemeye başvuru gerekçelerine ilişkin değerlendirmeyi ortaya koyuyor. Resmî hukuk bakımından boşanma şartları ve mahkeme süreçleri ise ayrıca Türk Medeni Kanunu çerçeves

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.