Kentin önemli tarihi yapıları arasında gösterilen Arasa Camii, 6 Şubat depremlerinde minaresinin yıkılması ve yapının hasar görmesinin ardından tamamen yıkılmıştı. Caminin bulunduğu alanla ilgili daha önce yapılan açıklamalarda ise bölgenin dere yatağında kaldığı, Devlet Su İşleri (DSİ) ile gerçekleştirilen değerlendirmeler sonucunda aynı noktaya yeniden cami yapılmasına ruhsat verilmesinin mümkün olmadığı belirtilmişti.

Bu kapsamda Arasa Camii’nin tarihi dokusunun korunması amacıyla taşınması yönünde karar alındığı açıklanmış, caminin mevcut konumundan yaklaşık 60-70 metre ileride, halk arasında “Sokak Başı” olarak bilinen bölgede yeniden inşa edilmesinin planlandığı belirtilmişti.
Arasa Camii’nin bulunduğu yerin dere yatağı olması nedeniyle caminin aynı noktada yeniden inşa edilmesinin uygun görülmediği ifade edilirken, aynı alana camiden daha büyük bir yapı yapılması kamuoyunda soru işaretlerine neden oldu.
Bölgeyle ilgili eleştirilerde, “Eğer mevcut alan yapılaşmaya uygun değilse neden park alanı olarak değerlendirilmedi? Aynı yere yapı yapılabiliyorsa Arasa Camii neden yeniden inşa edilmedi?” soruları yöneltiliyor.

Arasa Camii’nin yerine yapılan iş merkezinin yanı sıra bölgedeki yol ve ulaşım düzenlemesi de eleştiriliyor.
Cadde üzerinde dar ve kavisli bir yol oluşturulması, özellikle kent merkezindeki trafik akışı açısından tartışma konusu oldu. Aşağıdan itibaren düz şekilde gelen yolun yapı önünde belirgin bir kavisle devam etmesi, bölgeyi kullanan vatandaşların da dikkatini çekiyor.
Arasa Camii’nin yıkılmasının ardından tarihi yapının yeniden aynı bölgede yaşatılması beklenirken, caminin eski yerinde bugün daha büyük bir yapının yükselmesi, “Arasa Camii neden yeniden yapılmadı?” sorusunu yeniden gündeme taşıdı.
